Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Posts Tagged ‘Santa Catalina’

Arequipa’nın en ilginç yapılarından Santa Catalina Manastırı, artık sadece turistik amaçlara hizmet ediyor.

Santa Catalina MonasterySanta Catalina Manastırı, Plaza de Armas’ın yakınlarında, birkaç blokluk bir alanı kaplayan, etrafı yüksek duvarlarla çevrili, şehir içinde bir şehir. Kapıda biletlerimizi alırken bize verdikleri küçük haridadaki manastır planını görünce, burada birkaç saat geçireceğimizi anlıyoruz. İçeride binalar, dar sokaklar, bakımlı odalar arasında dolaşmaya başlıyoruz. Bu sakin görünüşlü labirentin içinde, turistler için konmuş okları takip ederek yolmuzu buluyoruz. Binalar çok bakımlı, temiz boyalı. Bir avludan diğerine geçiyor, küçük odalara girip çıkıyor, fotoğraflar çekiyoruz. Rengarenk duvarlar, avlulardaki kemerler, her dondüğümüz köşede karşımıza çıkan saksı içindeki bitkiler sayesinde manastır, bir fotoğrafçı cenneti görüntüsünde. Bazı odalarda küçük yataklar, aziz heykelleri, haçlar var. Rengarenk sokaklar ve binalar arasında, renksiz ve karanlık görünen bir tek eski mutfaklar var. Bu odaların mutfak oldukları, bir köşede duran büyük taş fırından, taş tezgahlardan ve diğer dekordan anlaşılıyor, ama buralar bile temizlikleriyle dikkat cekiyor. Labirentte kendi kendimize saklambaç oynarken bulduğum küçücük bir odada garip görünüşlü bir koltukla karşılaşıyorum. Ahşap koltuğun ortasındaki deliği, deliğin üstünde duran kapaği ve koltuğun altındaki seramik taşı görünce, buranin eskiden önemli birisinin tuvaleti olduğunu anlıyorum. Başka bir köşede, diğerlerinden daha büyük karanlık bir mutfakta, açık kapılardan ve tavandaki bir delikten içeri sızan güneş ışığının altında yürürken, derinlerden gelen bir ilahi sesi atmosferi tamamlıyor. İlahiyi gerçekten birilerinin mi soylediğini, yoksa akıllıca gizlenmiş hoparlörlerden mi geldiğini kestiremiyorum, ama bu mutfağın akustiğinin her nedense çok iyi olduğuna karar veriyorum.

Santa Catalina MonasteryManastırda birkaç saat geçirdikten, labirent gibi sokaklarında birbirimizi birkaç kere kaybedip tekrar bulduktan sonra, çıkışa yakın bir yerde, sokakların kesiştiği küçük bir meydandaki havuzun yanında bir kafeterya buluyoruz. Peynirli poğaçaları çok beğeniyor, küçük ağaç dallarının sarmaladığı duvarın gölgesinde çaylarımızı yudumluyor, ardından manastırdan ayrılıyoruz.

Bu dizinin diğer sayfaları: 1, 2, 4, 5, 6

Reklamlar

Read Full Post »