Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Posts Tagged ‘Xel-Ha’

Xel-Ha denen yer, Playa del Carmen’in biraz dışında, okyanusun oluşturduğu doğal, devasa bir havuz ve çevresinde kurulmuş olan bir eko park. Burada uzun uzun dolaşıyor, çeşitli tropik hayvanları izleyerek zaman geçiriyoruz. Parkın  bir bölgesindeki yunus gösterisini gören Derya’nın gözleri parıldıyor. Gösterinin ötesinde, burada yunuslarla yüzmek gibi bir fantaziyi gerçekleştirmek mümkün.

Playa del Carmen

Lighthouse in Playa del Carmen, Mexico

Derya’yı, yunus havuzunun önünde bekleyen 6-7 kişilik bir grubun arasına sokuyoruz. Bir süre sonra bu insanlar alınıp suyun kenarına götürülyor. Biz de biraz ileriden eğlenceyi seyretmeye başlıyoruz. Önce kısa bir eğitim, sonra yunuslarla tanışma, derken suya giriliyor. Yunuslar grubun etrafında yüzüyor, altlarından geçiyor, üstlerinden atlıyor. Derya da diğerleri gibi yunusların kuyruğuna tutunup yüzüyor, sarılıp suda yuvarlanıyor, eliyle başlarını okşuyor. Gösterinin tepe noktası ise, ikişer yunusun, her bir katılımcıyı ayakalarından iterek suyun yüzeyine kadar kaldırması ve surf yapar gibi yüzdürmesi oluyor. Yunusların son bir öpücüğüyle gösteri bitiyor ve Derya, ağzı kulaklarında, yanımıza geri dönüyor. Playa del Carmen’in kumsalına bayılıyorum. Genelde denizle aram pek iyi değildir. Sebeplerinden biri de, kumda yürümeyi hiç beceremememdir. Ya sıcak kumlar ayağımı yakar, ya taşlar batar. Burasının kumu tam bana göre. Birkaç kilometre açıktaki mercan kayalıklarından ufalanarak gelen tertemiz kumlar sahili kaplıyor. Tek bir taş yok. Kumlar serin ve yumuşacık. Ben kumların keyfini çıkarırken Fatoş’un yorumu beni kopartıyor: “Bu ne ya, inşaat kumu gibi” İlerleyen saatlerde İlker, Aylin ve Fatoş, Cozumel’de snorkeling turuna katılmak üzere bizi yanlız bırakıyor. Fikir cazip gelse de biz, günü tembellik yaparak geçirmeye kararlıyız. Yumuşak kumlarda yatıyor, denize giriyor, akşam güneşinde fotoğraflar çekiyoruz. Ertesi sabah otelimizde dönüş hazırlıklarımızı tamamlıyoruz. Odalarımızın önündeki hamaklarda uzanıyor, tatilin son sabahının keyfini çıkarıyoruz. Eve dönüş için Cancun’un küçük havaalanında check-in işlemlerimizi yaptırıyoruz. X-ray cihazı olmadığı için çantalar elle aranıyor, bu da kuyruğun uzamasına sebep oluyor. Bizim önümüzdeki paket tatilcilerin, pırıltılı çantalarını görevlinin önündeki masaya yatırmalarını, güzel düzenlenmiş çanta içlerinin tek tek incelendiğini izliyoruz. Bizim sırt çantalarımızdan, iki hafta boyunca otogarlarda, yıkama servisi olmayan küçük otel odalarında tıkıştırılmış, kirli, ter kokulu çamaşırlar tek tek çıkarılırken rezil olacağımızı konuşup şakalaşarak Meksıka’daki son dakikalarımızı geçiriyoruz.

Bu yazı dizisinin diğer sayfaları:
Gönülsüz alıcılar, agresif satıcılara karşı
En iyi korunmuş Maya şehri
Dünyanın en ilginç kilisesi
Dünyanın en büyük ağacı
Meksika polisi yakalar
Mexico City’de Ölüler Günü

Meksika kategorisi, tekmili birden

Read Full Post »