Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Posts Tagged ‘yerli’

Bugünkü ikinci köy ziyaretimizi Chamula’ya yapıyoruz.

Homeless in Cahamula

Homeless in Cahamula

Chamula’da bizi dolaştıran rehberimiz Mercedes, bizi küçük bir eve götürüyor. Burası evden çok küçük bir depoya benziyor. Küçük bir aralıktan sızan ışıkta görebildiğimiz kadarıyla yerler yine otlarla örtülmüş. Burada da, taze çiçeklerin asıldığı bir köşenin önünde mumlar ve tütsüler duruyor. Geniş odayı çevreleyen duvarlar boyunca, karanlıktan dolayı zor görülen bir sedir, içerideki tek mobilyayı oluşturuyor. Biz sedire oturup, ortada bağdaş kuran Mercedes’i dinlemeye koyuluyoruz. Maya geleneklerinden, bulunduğumuz köyden, bölgede etkili olan Zapatistalardan bahsediyor.

Buradan sonraki durağımız Zinacantan denen başka bir köy. Chamula’dan daha sade olan, dört tarafında dağlar yükselen bu köyde, asıl atraksiyon yine bir evin içinde. Bu evde, Chiapas köylülerinin yaşam tarzına şahit oluyoruz. Küçük avlunun bir köşesindeki kulübede, alçak bir tabureye oturmuş bir kadın bize, sac üzerinde yaptığı mısır unundan oluşan ince ekmeklerin içine Meksika fasulyesi, guacamole ve diğer bazı mezeler koyarak hazırladığı tostada’lardan ikram ediyor. Evin arka tarafındaki avluda, elindeki çamaşırları, üzerine su döktüğü bir taşa sürterek yıkarken, yaşını tahmin etmeyi zorlaştıracak derecede yıpranmış yüzüyle bize gülümseyen kadını izliyoruz.

Sonunda tekrar Mercedes’in şemsiyesini takip ederek minibüslere dönüyor ve San Cristobal’a doğru yola çıkıyoruz.

Reklamlar

Read Full Post »

San Cristobal’dan hareketle çevre köyleri gezmek ve kültürlerini tanımak niyetindeyiz.

Indigenous family

Indigenous family

Sabah şehrin meydanına gidip, Lonely Planet’ın tavsiye ettiği rehberi aramaya başlıyoruz. Saat 9 civarı, açtığı renkli şemsiyeyle meydanda dolaşan yerli rehber Mercedes’i buluyoruz. Ününü duyan diğer gezginlerle birlikte yaklaşık 20 kişilik bir grup oluşturuyoruz. Kadın akıcı İngilizcesiyle kısa bir sunum yaptıktan sonra ‘şemsiyeyi izleyin’ diyor ve yürümeye başlıyor. 5 dakika sonra döküntü minibüslere doluşmuş, civar köylere doğru yol alıyoruz.

İlk durağımız San juan Chamula. Önce bir köy evinin bahçesine götürülüyoruz, ve çember şeklinde dizilmiş sandalyelere oturuyoruz. Mercedes ortada, yere bağdaş kurarak oturuyor ve anlatmaya başlıyor. Kendisi Maya soyundan gelen bir şaman. Onun masalsı anlatımından Maya inanışlarını, piramitlerin sırlarını, hristiyanlığın burada yayılmasını ve toplum üzerindeki etkilerini dinlemek çok keyifli.

Konuşması bitince köyün merkezine yürüyor ve pazar yerini geziyoruz. Meydandaki kiliseye girdiğimizde gördüğümüz manzaraya hayran kalıyoruz. Burası, büyük koloniyel şehirlerde gördüğümüz süslü kiliselerden çok farklı. Gördüğümüz hiçbir kiliseye benzemiyor. İçeride ne bir altar, ne sıralar, ne sessizce oturmuş dua eden insanlar var. Bütün bunların yerine, yukarıda gerilmiş üçgen şeklindeki büyük, renkli bezlerin altında, otlarla kaplanmış zeminde, gruplar halinde oturmuş insanlar görüyoruz. Yerlerde düzensizce dizilmiş mumların ışığı, loş kiliseyi aydınlatıyor. İnsanların bazıları yüksek sesle günah çıkarıyor, bazıları yeni mumlar yakıyor, bazıları bir şaman rahip tarafından ilkel yöntemlerle tedavi ediliyor. Mercedes’in daha önce anlattığına göre bu tedaviler kişinin sorununa göre değişiyor; ya bir azizin önünde mum yakılıyor, ya canlı tavuklara okunup üfleniyor, gerekirse bazı tavukların boynu koparılıyor, dağ otları çiğneniyor. Hatta zeki pazarlama taktikleri sayesinde kola içmek de tedavinin bir parçası haline gelmiş. İçeride fotoğraf çekmek yasak olduğu için, kilisenin ortamına kendi gözlerimizle şahit olmak ayrı bir heyecan veriyor. Her seyahatten sonra yapmayı alışkanlık haline getirdiğimiz “en iyi 5” listemizde bu kilise tereddütsüz ilk sıradaki yerini şimdiden garantiliyor.

Read Full Post »